03 Temmuz 2026

SOUL Deep Forest

Güney Kore Devlet Başkanı Park Chung-hee, 26 Ekim 1979'da gizli servis (KCIA) direktörü Kim Jae-gyu tarafından bir yemek sırasında vurularak öldürüldü. Ünlü şarkıcı Shim Soo-bong, o geceki yemeğin davetlilerinden biriydi ve suikaste (Kore'de "10.26 Olayı") tanık oldu. Shim Soo-bong, Park Chung-hee'nin yakın mesafeden öldürüldüğü o kanlı geceyi bizzat yaşadı ve olay yerinden sağ kurtuldu. Bu travmatik olayın ardından hayatı büyük bir kabusa dönüştü: Tutukluluk ve Tedavi: Olayla ilgili olarak suikastçıyla işbirliği yaptığı şüphesiyle gözaltına alındı ve bir süre hapiste tutuldu, ardından bir ay boyunca akıl hastanesinde zorla tutularak ilaçlı tedaviye maruz bırakıldı. Yayın Yasakları: Olayın birinci elden tanığı olması sebebiyle 1981 yılına kadar televizyon ve radyolarda şarkı söylemesi yasaklandı. Müzikal Dönüş: Yıllar süren baskı ve yakın izlemenin ardından, 1984 yılında piyasaya sürdüğü Men's Boat and Woman's Port isimli hit şarkısıyla muazzam bir geri dönüş yaptı ve ülkenin en sevilen sanatçılarından biri oldu. Suikastın yarattığı psikolojik travmayı uzun yıllar üzerinden atamayan sanatçı, yaşamı boyunca bu karanlık dönemin izlerini taşıdı. Olayla ve dönemin ruhuyla ilgili detaylara Sim Soo-bong Wikipedia adresinden ulaşabilirsiniz.

akasya kokulu sabahlar

ışığa uçar tüm pervaneler

bir daha görmedim

21 Haziran 2026

Bir Milyon Gül



Bir Milyon Gül

Uzun zaman önce, bir yıldızdan

Bu dünyaya geldiğim zaman

"Sevgini ver de gel" diyen

Küçük bir ses duymuştum.

Sadece sevdiğin zaman açan o çiçekten

Milyonlarca açtırıp gelmemi söyleyen,

Sadece gerçek aşkı hissettiğinde

Filizlenen o aşkın gülünü…


[Nakarat]

Hiç nefret etmeden, nefret etmeden,

İçinde zerre nefret barındırmadan,

Esirgemeden, hiç esirgemeden

Sadece sevgi verdiğin zaman;

Milyonlarca, milyonlarca,

Milyonlarca gül çiçek açar

Ve ben o çok özlediğim, o güzel

yıldızıma geri dönebileceğim.

Gerçek aşk nedir diye

Istırap dolu gözyaşları döktüm.

Ayrılıp gidenlerin çok olduğu

Öyle hüzünlü bir dünyaydı ki burası...

Upuzun yıllar geçtikten sonra

Kendi canını bile tamamen feda eden,

Bir ışık gibi aniden beliren 

o aşkı bağrıma bastım.


[Nakarat]

Hiç nefret etmeden, nefret etmeden,

İçinde zerre nefret barındırmadan,

Esirgemeden, hiç esirgemeden

Sadece sevgi verdiğin zaman;

Milyonlarca, milyonlarca,

Milyonlarca gül çiçek açar

Ve ben o çok özlediğim, o güzel

yıldızıma geri dönebileceğim.

Şimdi herkes çekip gitse bile

Yine de bu aşk devam edecek.

O yıldızdan beni aramaya gelen,

Yolunu gözlediğim biri var şimdi.

Eğer seninle ben birlikte olursak

Çok daha fazla çiçek açtıracağız

Ve bir olan bizler,

Sonsuza dek o yıldıza geri döneceğiz.


[Nakarat]

Hiç nefret etmeden, nefret etmeden,

İçinde zerre nefret barındırmadan,

Esirgemeden, hiç esirgemeden

Sadece sevgi verdiğin zaman;

Milyonlarca, milyonlarca,

Milyonlarca gül çiçek açar

Ve ben o çok özlediğim, o güzel

yıldızıma geri dönebileceğim.

Hiç nefret etmeden, nefret etmeden,

İçinde zerre nefret barındırmadan,

Esirgemeden, hiç esirgemeden

Sadece sevgi verdiğin zaman;

Milyonlarca, milyonlarca,

Milyonlarca gül çiçek açar

Ve ben o çok özlediğim, o güzel

yıldızıma geri dönebileceğim.


One Million Roses

from my mom's playlist

seyrediyor zamanı, gözlerinde tozlarla

15/01/1943 - 28/06/2019
19/09/1950 - 18/06/2016