14 Temmuz 2013
28 Haziran 2013
05 Haziran 2013
25 Nisan 2013
Osmanlı imparatorluğunun kuruluşundan Avrupaya uzanışına en büyük destekleyicisi Karesi Beyliğinin Kurucusu Kara Isa Bey ve onun aile yakınlarının ebedi istirahatgahı Karesi Türbesi, Karesi Müzesi ve Karesi botanik parkı bugün gerek Balıkesir'lilerin gerekse tüm dünyaya yayılmış tarih meraklıları tarafından ziyaret edilen büyük bir cazibe merkezi haline gelmiştir.
Sadece Osmanlı İmparatorluğunun Değil, Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluşunda da Kuva-i Milliye ruhunun ateşlenmesinde en önde görev almış Karesi Beyliği için bu kutsal sayılabilecek mekanı düzenleyenlere saygılarımız sonsuzdur.
Sadece Osmanlı İmparatorluğunun Değil, Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluşunda da Kuva-i Milliye ruhunun ateşlenmesinde en önde görev almış Karesi Beyliği için bu kutsal sayılabilecek mekanı düzenleyenlere saygılarımız sonsuzdur.
06 Nisan 2013
30 Mart 2013
19 Mart 2013
13 Mart 2013
Big City Balıkesir'de TRT Radyo-3 dinlemek için başka çare yok.
http://www.trt.net.tr/anasayfa/canli.aspx?y=radyo&k=radyo3
http://www.trt.net.tr/anasayfa/canli.aspx?y=radyo&k=radyo3
02 Mart 2013
"I Grieve" by Peter Gabriel
Life carries on in the people I meet
In everyone that's out on the street
In all the dogs and cats
In the flies and rats
In the rot and the rust
In the ashes and the dust
Life carries on and on and on and on
Just the car that we ride in
The home we reside in
The face that we hide in
The way we are tied in
As life carries on and on and on and on
01 Mart 2013
09 Şubat 2013
25 Ocak 2013
25 Aralık 2012
PROLOG, Ruhi Su
Bir oba kalkıp da yola koyuldu mu
hayvanların çanları başlarmış konuşmaya!
Önde giden devenin çanı:
"Benim ağam zenginnndir! Benim ağam zenginnndir!"
diye ötermiş.
Ortada giden devenin çanı: "Neden neden neden neden ? "
diye ötermiş.
Arkadan gelen devenin çanı da: "Ondan bundan ondan bundan ondan bundan ondan bundan"
diye ötermiş...
Bizim bu ozan dilimiz, doğru gören doğru söyleyen
sazımız, dertlilere derman arayan Şaman dualarından beri
böyle yargılayıp geliyor...
Aldı Alaca dağın, kara dağın akan suların ayincisi.
Hem ayincisi, hem de oyuncusu olan Şaman kocası.
Bakalım ne dedi:
" Allah, Bismillah! Ey Tanrım yanıldığımda bana yardım et!
Ey kopuzum! Doğru gör, doğru söyle!
Üyengi ağacının kökünden oyarak aldığım kopuzum!
Kızıl çalı tobulgadan perdelerini yaptığım kopuzum!
Yürük atın kuyruğundan tel yaptığım kopuzum!
Doğru gör, doğru söyle!
Söylenene uymazsan kulaklarını burarım!
Seni yere çalarım! Oynayıp durduğum andır bu an!
Çam kopuzumu elime aldım. Su yılanı gibi dolandım
döndüm..." Deyip kesti.
At ayağı çabuk, ozan dili çevik olur derler.
Biz gelelim Kara Hoca'nın oğlu Dedem Korkut'a.
Dedem Korkut'tan bir yiğit damar sürüp getirelim
Köroğlu'na. Aldı Çardaklı Çamlıbel'in kırk delisinden biri,
Yusuf'un oğlu Koç Köroğlu.
Bakalım o da nasıl bir öğüt verdi, ne söyledi:
21 Aralık 2012
Patent
Tohumların, soğanların, yöresel yemeklerin, hatta dna nın patentlendiği iğrenç günler yaşıyoruz. Milyarlar harcayıp birisini bir yerden uzak bir yere ışınlasanız, veledin biri gelip "ehe ehe ben bunun patentini almıştım" diyecek. Jules Verne nin roket ve denizaltı patentlerini ödeyen vamıdır? Acaba? O zaman kahvehaneler, ülkemizin en ciddi ve en önemli patent üretim merkezleridir. Oralardan çıkan fikirler müthiş! Bir kaçını saklıyorum belki patentini alırım diye... Her kahve/kıraathaneyi patent tescil bürosuna dönüştürelim bakın görün o zaman ne cevherler çıkacak, nasıl olsa gerçeklemek şart değil, onu yapan eny elbet bir gün çıkacaktır, o gün çökeriz ürüne ben bunun patentini almıştım diye.
15 Aralık 2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



